ALACA ZİRVE DENEMESİ
Tarih : 27-28-29 Ekim 2001
Katılanlar : Telve, Kafein ve diğer bahaneci
Yazan : Kafein
Havaların çok güzel olması ve bayram biraraya gelince uzun süredir çektiğimiz Aladağlar hasreti nedeniyle ikinci alternatifimiz olan 'bisikletle Kapadokya' faaliyetini erteleyip Alaca zirve denemeye karar verdik.
Ulaşım : Harem'den 11 saat süren sıkıcı bir yolculuktan sonra (dağcı dolu 9.30 otobüsünde yer kalmamıştı) Niğde'ye vardık. 9.30'da Çamardı minibüsüyle Çukurbağ köy sapağında inip bir grup dağcıyla Akşampınarı kamp yerine kadar traktör kiraladık. Aslında bisiklet için harika yollar! 14.30 gibi Akşampınarı'nda kamp attık.
Su Konusu : Yolda karşılaştığımız bir grup dağcıdan Akşampınarı'nda su olmadığına dair duyumlar alsak da kamp yerine ulaştığımızda su konusunda her kafadan çıkan sese kulak vermememiz gerektiğini anladık. Nitekim kayaların arasından mis gibi akan su kaynağını bulduk.
Yemek : Güzel bir 'Kafein' usulü otantik-ekolojik (su kaynağını kurutabilecek derecede su çeken soya etli) makarna yemeğinden sonra zirve yapmamak imkansız gibiydi. Zirve yapamadığımıza göre tuzu az olmuş galiba!
Zirve yolu : Gece 2.00 gibi kalkıp 3.20 gibi yola koyulduk. Sabah 6.30 civarı ulaştığımız Avcıbeli geçidinde yaklaşık 15 dakikalık bir mola verdikten sonra 1 saat kadar sonra sırta ulaştık. (Bu arada bizden önce geçide girip iz açmış olan İTÜ'lü Kaldı zirve denemesi yapan arkadaşlara bolca teşekkür ettik kendi aramızda. Karda açılan bu izler enerji tasarrufu açısından çok yararlı) Sırtta bizden 30 dakika sonra yola çıkan kamp komşularımızı bekleyip biraz güneşlendik. Avcıbeli geçidini geçip sırta çıkınca çok güzel bir manzarayla karşılanıyorsunuz. Sonsuz gibi görünen Çukurova... Alacayı güneyden çıkma kararımız vardı ancak kamp komşumuzun kafasından çıkan sese kulak vererek sırttan geçmeye karar verdik. Düştüğümüz en büyük hata!
1,5 saat içinde doğudan sırta ulaştık. (9.30) Alaca'nın etkileyici ve ürpertici kütlesini gördükten sonra sırttan devam edemeyeceğimize karar verdik. Bu durumda 2 seçeneğimiz kaldı. Sırttan inip güneyden devam etmek ya da kampa geri dönmek. İnip tekrar çıkmanın bizi yoracağını düşündük daha doğrusu ekipte geri dönme ya da devam etme konusunda bölünmeler yaşadık ve inmeye karar verdik. İniş sırasında Hacettepe'lilerin, bacaklarımızın titreye titreye indiği yerden sekerek geçişleri karşısında kıskançlık duyduk. 13.30 gibi güneşi izleyerek, daha uzun soluklu bir faaliyet ve Alaca kararıyla aşağıya inmeye başladık.
Dönüş : Pazartesi sabahı da erkenden Akşampınarı'ndaki kampı toplayıp dönüşe geçtik. Sarı Memetlerin huzur veren havasını iyice içimize çektikten sonra Çukurbağ köyüne doğru yola koyulduk. Otostop çektiğimiz jipte Kaldi zirve denemesi yapan kuzenime rastlayacağımı hiç tahmin edemezdim. Nitekim onlara katılıp kebap yapma şansımız kalmamıştı. 6 kişi ve 6 yüklü çantanın nasıl sığdığını anlayamadığımız jipe 1 kişi daha sığdırabileceklerini söyleyince kan bağından yararlanıp ben atladım bu durumda. Köyde buluşup Niğde'ye hareket ettik ve Istanbul yolunda muavinleri bıktıracak kadar su istedik her zamanki gibi.
Bu arada Aladağlar tıklım tıklım insan doluydu. Alaca deneyen Şişli Terakki lisesinin dağcılık kulübü de yaş ortalamasını bir hayli düşürdü.
Kapıdan bakarken |
Akşampınarı![]() |
|
Sis geliyor! |
Akşampınarı |
|
|
|