map1.jpg (51610 bytes)

2 GÜNDE İZNİK GÖLÜ ETRAFINI BİSİKLETLE GEZME FAALİYETİ RAPORU

Tarih         : 21-22 Haziran 2003

Katılanlar : Telve, Kafein, Sütlükahve, Türkkahvesi, Expresso

Yazan       : Telve

21 Haziran cumartesi günü Türkkahvesi'yle yaptığımız pazarlık sonucu saati 5.35'e kurduk. Ev sahibi olarak en konforlu yatakta en rahat uyuyan ve en dinlenmiş olarak ilk fırlayan ben oldum tabiki (ve bu ilk hareketle tüm enerjimi harcamış olmalıyım ki faaliyetin ilerleyen aşamalarında gerilerde kaldım gene). 6.00 gibi Uçak Sitesi'nin 'hangarından' yola çıktık. Fenerbahçe yakınlarında bisikletçi X bey ?? beygir güçlü arabasıyla kahvaltı yapmamış yarım insan güçlü bizi solladı. Sanırım ondan kiraladığım kaskı nasıl kullandığımı kontrole çıkmıştı! Maltepe yakınlarında ilk fremizi vermek üzereydik. Ama yoğun kışkırtmalar sonucu ekip sayısını sabit tutmayı başarıp Kartal'da bisikletlerle banliyö trenine atladık (9.51). Gebze'de inip Eskihisar Vapur İskelesi'ne birkaç dakikada indik. Ve 1 milyon gibi bir rakamla Yalova Vapuru'na atladık. Sonra pozisyonumuzu aldık ve uygun bir kamyon gözetlemeye koyulduk. Yalova'dan Orhangazi'ye bisikletle çıkmak bizim için pek mümkün olmadığı için seçeneklerimiz otobüs ve kamyon olabilmekte. Kamyon arkasında püfür püfür gitmenin daha keyifli olduğu kesin. Şanslıyız... Orhangazi'den geçen ve İzmir'e giden bir kamyoncuyla işi bağladık. Amacımız Orhangazi'ye gitmekti ama İzmir'e kadar gidip aklımızdan çıkmayan Ege turunu mu yapsak diye de düşündük. Sonra toplam mal varlığımızın (gerek ekipman gerekse ekonomik) bunu kaldıramayacağına karar verip Ege'yi hayallerde bıraktık.

Orhangazi'de pidelerle insan gücü depoladıktan sonra başladı faaliyet (14.15). Gölün kuzeyine saptık ve başladık. Ekipteki seyir sıralaması doğal bir şekilde konuşulmadan gerçekleşti. En önde kontrolsüz Expresso (öndekiyle mesafe ayarı kuralından bihaber), onun arkasında vitamin haplarıyla dopinglenmiş Sütlü, Sütlü'yü yakın takiple (her zaman olduğu gibi) Türkkahvesi ve arkada Kafein ve ben. Ben olmasam bu ekip hız limitini aşıp ne kazalar yapar kimbilir. Birgün dengeleyici değerimi anlarlar umarım!

ŞiŞman kirazlar+hamaklar+tozlar (yapım aşamasındaki yol)=Kuzey İznik

Yukarıdaki formülden de anlaşılacağı gibi az pedal çok mola şeklinde bir anlayışla akşam 19.00 gibi İznik merkeze vardık. İlk işimiz Öğretmenevi'ne gitmek oldu. Bir önceki İznik turumuzda da burada kalmıştık ve kolay memnun olan insanlar olarak hoşnut kalmıştık. Biz hoşnut kalmıştık ama müdür bizden hoşnut kalmamış olabilir. Ne de olsa çamurlu bisikletlerimizle zeminde her nevi (teker, ayak) izlerden bırakmıştık. Müdürün bizi gene bisikletlerle görünce ters tepki verebileceğini düşünerek bisikletleri aşağıda bırakıp en masum yüz ifademize bürünerek Müdür karşısına çıktık (ceketimiz olsaydı düğmelerini bile iliklerdik:). Bizi hatırladı mı bilmem ama Müdür Öğretmenevi'nin dolu olduğunu, bizim için bir otele rica edeceğini ve orada ucuza kalabileceğimizi söyleyerek bizi standartlar açısından bir ilki yaşayacağımız  X otele gönderdi.

Garip insanlar+örümcek ağları+gazete kağıdı nevresim takımlı yataklar= X Otel

Yukarıdaki formülden anlaşılacağı gibi dışarda çok otelde az zaman anlayışıyla uykunun bastırdığı ana kadar 'aile çay bahçesi, park' gibi mekanlarda İznik gece hayatını yaşadık. Yaklaşık 6 saatlik gazete kağıtlarının içinde debelenmeden sonra Pazar sabahı 7.00 civarında dünya savaşından kalma Oteli bir daha geri dönmemek üzere terkettik. Expresso'nun express şehir gezme anlayışına (5 dakikada İznik!) da tanık olduktan sonra İznik Gölü'nün güneyine doğru saptık. Kafein'in sabah 8.00 civarında patlayan afyonu evlenenlerin konvoylarının önünü kesme sırasında doruk noktasına ulaştı. Dorukta 3 kişi vardı. Gözlerini para bürümüş 3 kişi; Expresso, Sütlü ve Kafein... Bu 3 harami sayesinde pideciye bırakacağımız bahşişi çıkarmış bulunduk. Tamı tamına 250 bin Türk Lirası...

Su savaşları+düğün konvoyları+olgunlaşmamış incir ağaçları= Güney İznik

Ve İstanbul'a dönüş faaliyeti... Gelirken olduğu kadar şanslı değildik. Önce 5 kişi 'yanımızda' 5 bisiklet, sonra 3 kişi 'arkamızda' 5 bisiklet, sonra 3 kişi arkamızda 2 bisiklet, sonra Kafein ve ben arkada 0 bisiklet, Kafein ve Sütlü... Olmadı, kamyoncular evrim geçirmiş olmalı. Ya da biz de bir sorun vardı. Anlayamadık. Her zaman şanslı olunmayabilir diyerek Orhangazi'den İstanbul'a kendimizi beygir gücüne teslim ettik.

Not; İznik Gölü etrafı 100 km'lik, bir tarafı göl diğer tarafı köyler olan asfalt bir yolu kapsamakta. Yol genel olarak eğimsiz ama arada çıkan yokuşlar dönüşte iniş olarak büyük bir zevke dönüşmekte. Yolun etrafındaki köylerden bazıları eski Osmanlı evlerini barındırmakta.

 

Mola 
iznik2.jpg (50071 bytes)

 

Gene yorulmuşuz!
iznik3.jpg (65333 bytes)

 

Yol hatırası 
iznik1.jpg (59145 bytes)

 

Gölden...
iznik4.jpg (78042 bytes)

<== GERİ