SARI BİR GÜN

Tarih   : 26 Ağustos 2004

Yazan : Telve

       kasimiye.JPG (40112 bytes)  

En büyük boyutuyla kitap sayfası büyüklüğünde gördüğümüz fotoğrafların içinde yer alma zamanı geldi. Hedefimiz bir günde Mardin'in ilçelerini olmasa bile merkezini gezebilmek... Hedef performans gerektirdiği için bir önceki akşamdan başlayarak evde uzanmaya uygun bulduğumuz her mekanda uyuklamaya çalışıyorum ama pek başarılı olamıyorum. Gece yolculuğunda da uyumam gerektiğini düşünerek Mardin'e varana kadar gözlerimi hiç açmıyorum. Bizi Mardin diye indirdikleri yerde ise kafamdaki fotoğraflardan çok uzak bir yerde buluyorum kendimi. Tam da adı gibi 'Yenişehir'deyiz. Etraf tamamen niteliksiz, standart betonarme binalarla dolu. Aradığımız eski muhtemelen yanıbaşımızdaki tepenin ardında...Görüntü her kaçış sabahı olduğu gibi. Etrafta bizim dışımızda pek insan yok, herkes uykuda. Tepeyi aşmak üzere yola koyuluyoruz. Ve aşınca kendimizi eskinin ve 'sarı'nın içinde buluyoruz.

SARI : İlk olarak, sağda solda evlerin duvarlarının oluşturduğu dar sokaklarda kireç taşının sarısını farkediyoruz. Sırtını tepeye dayamış, gözlerinin üstünü süslemiş sarı evler...Kireç taşının kolay işlenebilirliği sayesinde neredeyse her evin duvarlarında (genellikle kapı ve küçük pencereler etrafında) süslemeler var. Evlerin içine saklanmış diğer renkleri görme şansımız olmuyor maalesef. İlerledikçe sokak aralarından sık sık karşımıza çıkan manzarayla Mezopotamya'nın ağustos halinin sarısını farkediyoruz. Orada tanıştığımız birinin deyimiyle 'Mardin'in denizi' Mezopotamya...Mevsimine göre yeşil, sarı, beyaz tonlarında kılık değiştiren uçsuz deniz. Zamanla sarının başka bir hali; güneş kendini hissettirmeye başlıyor. Ağustosta sıcaklardan dolayı pek insan gelmezmiş Mardin'e. Gruptaki  hassas soluk benizlileri düşününce bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Bir zamanlar buralarda güneşe tapanlar yaşamış. Atalarımın şehri!

Sabahın 6.00'ında başlayan bu ilk izlenimlerden sonra etrafta bir hareketlenme görüyoruz, kapılardan insanlar çıkıyor ve 'yaşam'  başlıyor.

YAŞAM : Önce ulaşım araçlarına tanık oluyoruz. Atlar ve eşekler... Bu dar ve merdivenli sokaklara başka birşey sığdırmak zaten mümkün değil. Etrafı metalle kaplanmamış çıplak beygir gücü. Bu durumda çöp arabası olarak da eşeklere iş düşüyor. Keşke ambulans ve itfaiyeyi de görme şansımız olsaydı. Mardin'de eşek olmak zor.

Sağdan soldan aniden fırlayan kendini yokuşaşağı hıza kaptırmış çocuklar kahvaltının içeriğinin araştırılmasını gerektirmekte. Anladığımız kadarıyla sabah sokaklarda koşan çocuklar akşamları damlarda gruplar oluşturarak uçurtma etkinlikleri düzenlemekte. Nitekim akşama doğru veda çayımızı yudumladığımız otelin Mezopotamya manzaralı terasında yüksek kotta olmamızdan dolayı görüş alanımıza giren damlardan uçurulmuş onlarca uçurtma saydık. Dönüş zamanı yaklaşmasaydı ve enerjim olsaydı onlara katılmalabilirdim ya da biraz daha hafif olsaydım beni de uçurmalarını isteyebilirdim. Gerçi bu manzara ve hafif hafif beliren dolunay karşısında ben uçmaya başlamıştım. Bu sarhoşluktan ayılmanın yolu 'mırra' içmekten geçer.

MIRRA : Daha önce de mırra içtiğimi sanıyordum ama kandırılmışım. Bu bir ilk ve son. Bağımlılık yaratan garson Rıdvan'ın el işaretleriyle 'şu kadar mırra şu kadar para' uyarısısnı pek dikkate almadan siparişi veriyoruz. Hakikaten dalgacı garson bu konuda ciddiymiş, fincana birkaç çay kaşığı kadar dolduruyor. Eh yapacak birşey yok bari onu içelim diyoruz ve ilk yudumdan sonra ortak bir tepkiyle (acı!!) fincanı bekleyen garsona teslim ediyoruz. Böylece onu kısmetleriyle gönderiyoruz (Fincanı mırrayı verene vermezsen getirenin kısmetlerinin uçacağını okumuştuk nitekim). Bu durumda ayılmak için kafayı soğuk suya sokmak gibi yöntemleri uygulamak daha iyi galiba. Böylece kimsenin kısmetiyle de oynamıyorsun.

Toprak ve güneşin birlikteliğinden doğan bir şehrin sadece bir gününü yaşadık bu gezide. Diğer günlerini bir dahaki sefere bıraktık. Yani bu yazının ilk bölümü olacak.

mardin1.jpg (33097 bytes)

Silüetler

 

mardin4.jpg (37852 bytes)

Mutfak Atölyesi Penceresi

 

mardin2.jpg (30005 bytes)

Kasimiye

 

mardin8.jpg (33007 bytes)

Deyrulzafaran Manastırı

 

mardin9.jpg (38314 bytes)

Mardin Müzesi

 

mardin3.jpg (28015 bytes)

Kasimiye

 

sokak.JPG (39046 bytes)

Sokaktan

 

erdoba.JPG (29815 bytes)

Isıga taparken

 

cercis.JPG (33037 bytes)

 Mezopotamya'ya açılan kapı

 

<== GERİ